Kutlu doğum programlarıyla memleketin dört bir yanından Muhammedi Rayihalar yükseliyor. Yazılan birbirinden güzel naatlar, mektuplarla Sevgiliye olan hasretler biraz daha depreşirken anlatılan Hz. Peygamber ve Kutlu Hayatlarıyla yakınlığımız biraz daha artıyor.

Bu hafta Yazarlar Birliğinde de Kutlu Doğum Paneli vardı. Doç. Dr. Hayri Erten Beyin Düzenlemiş olduğu “Hz. Peygamberin Aile Hayatı” konulu panel Kur’an-ı Kerim tilaveti ve Mehmet Emin Karataş’ın solistliğinde tasavvuf musikisi ile başladı. En Güzel Sevgiliyi en güzel ses olan musiki bir başka güzel anlatıyordu.

Melahat Ürkmez hanımın yönetmenliğinde Dr. Asiye Şenat Kazancı Hanım; Kur’an ve Sünnet bağlamında Aileyi, Dr. Huriye Martı Hanım; Ailede eş olarak Hz. peygamberi, Vaize Halide Kılınç Hanım’da Hz. Peygamberin çocuklarla olan münasebetini anlattı.

Ailevi problemlerin arttığı günümüzde ideal çözüm noktasında konu çok ehemmiyetliydi. Özellikle bedevi Arapların kadına ve aileye bakışıyla Hz. Peygamberin bakışı arasındaki mesafenin belli edilmesi açısından Hz. Peygamberin hayatından örnekler yerindeydi.

Asiye hanım; Kuranda Allah’ın hududu olarak kesin çizgilerle çizilen konulardan bir tanesi de Ailedir derken; ailenin mana ve ehemmiyetinden anlattı. Cennette Adem (as) yaratıldıktan hemen sonra Havva validemizin yaratılmasının hikmetini düşünmemiz gerektiğini vurguladı.

Eşlerin birbirine olan sevgilerinin ilahi olduğuna dikkat çekerken sevgi, istişare, fedakârlık, hakka riayet, sadakat gibi konuların ailenin olmazsa olmaz konular olduğundan bahsetti.

Huriye Martı hanımın konusu problem yaşayan eşler için pratik çözümler noktasında idealdi. Sık sık Hz. Peygamberin hayatından örnekler vererek ideal eşin portresini çizdi.

Huriye Hanım; Yeryüzünde her şeyin eşi ile yaratıldığına dikkat çekerek şöyle devam etti.

Eş hayatı anlamlandıran yarımı tamamlayan en önemli iki parçadır. Eşler birbirleriyle bir bütün oluştururlar. Allahu Teala;

“Eşleriniz sizin için kıyafettir” buyurur ki; insan ancak kendisini kıyafet içinde güvende hisseder. Onunla rahat hareket eder, onunla işlevsellik kazanır.

Hz. Peygamber çok farklı yaşlarda ve karakterlerdeki hanımlara eş olmuş, her birinin farklı mizaç ve karakterine göre davranmıştır. Hiçbir zaman birbirlerine benzetmek, tekdüze yapmak için uğraşmamıştır. Çünkü insanın sahip olduğu karakter ve mizaç asla değişmez yalnızca terbiye ile iyiye kanalize edilir.

Hz. Peygamber ailedeki adalet ve dengeye önem vermiş hanımlarının fikir ve düşüncelerini almıştır. Çok celalli olan Hafsa validemizin yanında; bir yahudi çocuğu olan Safiye validemizi daima onore etmiştir.

Hz. Peygamber hayatının her alanında hanımlarıyla birlikte olmuştur. Hz. Enes Uhud savaşında Hz. Aişe’nin ve annesinin canhıraş bir şekilde çalıştıklarından Hz. Peygambere destek olduklarından bahsederken Hz. Aişe bir bayram günü Habeşlilerin mescitte yaptıkları gösteriyi sonun kadar Hz. Peygamberle izlediğini anlatır.

Son olarak Halide Kılınç Hanım ise; Hz. Peygamberin Cebrail ile görüşen bir elçi, devlet işlerini yürüten bir bürokrat, tebliğ yapan bir peygamber olduğu halde çocukları asla ihmal etmediğinden onların oyunlarına iştirak ettiğinden onlarla birlikte olduğundan anlattı. Hz. Peygamberin çocuk eğitimde cezanın yer almadığından eğitimi sevgiyle uyguladığından ve dolayısıyla daha uzun etkili olduğundan bahsetti. Yanında On sene hizmet eden Hz. Enes’in verdiği sözleri unuttuğu zaman yanında gidip omuzlarından tutup; verdiği sözü hatırlatmasının önemi üzerinde durdu.

Bir Kutlu Doğumda Efendimiz (sav)’in Kutlu Hayatlarıyla yeniden ihya olduk. Düzenleyen başta Yazarlar Birliği ve Hayri Beye şükranlarımızı iletirken bizleri bilgilendiren değerli panelistleri de tebrik ederiz.
Memleket 23.04.2009

Seher Aydın